* Benim anlattıklarımın, onların kendileri hakkında bilmek istemedikleri gerçekler olduğunu anlayacaklar. Bu yaşamda insan en çok kendisinden korkar.(sf25-26)

* “Köyünüzün duvarları, sizden daha güvenilirdir. Taş duvarlar güneşte nasılsa karanlıkta da öyledir, en az yüz yıl ayakta kalır. Siz ise insanın gündüz yüzüne güler, gece kapısına kesik tavuk bacağı asarsınız. Kusurlarınızı kabul ettiğiniz görülmemiştir, özür dilemeyi bilmezsiniz. Kendi yakınlarınıza tecavüz eder, sonra namus için adam öldürürsünüz. Tanrının adı daima dilinizdedir. Çok iyi ağlarsınız. Ağıt dinleyip eski günleri hayal edersiniz. Dünya yansa umurunuzda değil, yeter ki evinizin duvarından bir taş eksilmesin. Kötülüğün dışarıdan geldiğine inanırsınız. Kötülüğün kaynağı ya komşunuz ya da köye gelen yabancılardır. Kendi kalbinizde bir yılan taşıdığınızı görmezsiniz.”
“Doğru söylüyorsun” dedi cansız bir sesle. “Bak, bana ne yaptılar. Köylülerim, akrabalarım gözümü çıkarıp, beni köyden kovdular.”
“Sus, bana kendini anlatma. Senin hikayen yok, sizin hikayeniz vardır. Bu tek bir hikayedir ve her biriniz onun bir parçasını yaşarsınız.”(sf65)

* Bir yalanı gizlemenin en iyi yolu başka bir yalan söylemekti. Yer üstündeki acıları gizlemenin yolu da yeraltında acılar yaratmaktan geçerdi.(sf69)

* İsa son nefesinde Tanrı’ya sitem edip, baba beni neden terk ettin, dememiş miydi? Acıda herkes yalnızdır.(sf84)

Burhan Sönmez / İstanbul İstanbul